Bektaşîlik mezhebi nedir ?

fahri

Global Mod
Global Mod
Bektaşîlik Mezhebi Nedir? Bir Çay Yanı Sohbeti Gibidir!

Açıkçası, Bektaşîlik hakkında daha fazla şey öğrenmek isteseydim, büyük ihtimalle bir kahve içip bir çay koyan, "Hadi bakalım, otur da bir dinle," diyen yaşlı bir dededen alırdım bu bilgileri. Çünkü Bektaşîlik, tıpkı o sohbetler gibi derin, anlamlı ve bir o kadar da eğlenceli bir konu. Hadi gelin, biraz da bu konuya mizahi bir gözle yaklaşalım.

İlk Adım: Kimdir Bektaşî?

Bektaşîlik, esasen bir tasavvuf akımıdır ama bununla yetinmek, sanki bir kitabı sadece kapağını açmak gibi bir şey olurdu. Bektaşîlik, Alevîlik ve özellikle de Anadolu'da halk arasında yaygın olan bir inanç sistemidir. İçinde felsefe, edebiyat, kültür ve hatta bazen de esprili öğretiler barındırır. "Bektaşîlik nedir?" diye soran biri, aslında "Hayat nedir?" diye soran birini soruyor gibidir. Çünkü Bektaşîlik, hayata, insanlığa ve evrene bakış açısını değiştiren bir yola sahiptir.

Bektaşîler, "gönül" ve "hoşgörü" kelimelerini her fırsatta kullanır ve bunlar, aslında en basit fakat en derin öğretileridir. Bir Bektaşî, çok karmaşık felsefi sistemler anlatmak yerine, basit ama özlü bir şekilde "Bir insanı kırma, gönlünü al" der. Zaten her şey gönülden gelir.

Erkeklerin Çözüm Odaklı Bakış Açısı: "Olayın Püf Noktası"

Şimdi, bir erkek Bektaşî'nin gözünden bakalım. Kendisini bir stratejist gibi düşünür. "Gönlü kırmamak" gibi bir kavramı çözüm odaklı, pratik bir yaklaşım olarak ele alır. Misal, "Gönül almak" dediğimizde, bu bir stratejidir; bazen bir hediye almak, bazen eski bir dostla bir çay içmek… İşte tam da burada, Bektaşîlik'teki hoşgörü, erkeğin çözüm odaklı zihniyetine uygun bir şekilde işler. Erkekler daha çok mantıkla hareket ederken, bu öğreti onlara, duygusal zekâyı kullanmayı da hatırlatır. Çünkü Bektaşîlik'teki önemli unsurlardan biri de "insanın nefsini aşarak" bir araya gelmektir.

Mesela, “Dert ettiğin konu, düşündüğün kadar büyük değil,” gibi bir tavır, Bektaşîlik'teki bir bakış açısını kolayca özetler. Erkek Bektaşîler, olayları bazen böyle çözüm odaklı, bazen de bir "çıkış yolu arayarak" ele alırlar. Ama genellikle felsefi dersler almak yerine, "En iyi çözüm nedir?" diye bakarlar. Yani, çayın yanında kafa yormak, başka bir deyişle, pratik zekânın anahtarı olabilir!

Kadınların Empatik Yaklaşımı: "Gönül Almak"

Kadınlar açısından ise Bektaşîlik daha çok empatik bir bakış açısını içerir. Bektaşî kadınları, olaylara genellikle "gönül almak" ve "empati kurmak" yoluyla yaklaşırlar. Mesela birinin üzgün olduğunu gördüklerinde, hemen bir çözüm önerisi getirmezler. İlk başta, onların duygusal ihtiyaçlarını anlamaya çalışırlar. Kadın Bektaşîlerin bu özelliği, toplumda karşılaşılan zorlukları, duygusal bağlamda ele alabilmelerini sağlar. Kendilerini başkalarının yerine koyarak, o kişiyi anlamak için kalpten bir yaklaşım sergilerler.

Diyelim ki, evde huzursuzluk var. Erkek bir Bektaşî belki “Hadi durumu düzeltelim,” diyecek ve çözüm yolları arayacak. Ama kadın Bektaşî, ilk önce şunu sorar: “Neden böyle hissediyorsunuz?” İşte tam burada, Bektaşîlik öğretileri, insanın içindeki "gönül"ün derinliğine iner. Kadınların ilişki odaklı bakış açısı, Bektaşîlik’te her zaman sevgi ve hoşgörüyle yoğrulmuş bir düşünceyi savunur.

Bektaşîlikte Mizah: Derin Gülüşler

İnsanlar, hayatın zorluklarıyla yüzleşirken, bazen gülmenin, içsel huzuru bulmanın bir yolu olduğunu unuturlar. Bektaşîlik, insanı güldürerek eğitir. Felsefi metinlerin içinde bile, bazen mizahi bir dille bir öğüt verilir. Bir Bektaşî şeyhinin, çok ciddi bir derste birden gülmeye başlaması, bu geleneğin bir parçasıdır. “Gülmek, Allah'a yakın olmaktır,” diye bir görüş de Bektaşîlik'te geçer. O yüzden, bir Bektaşî'nin yanında, derin bir sohbetin ardından kahkahalar duyabilirsiniz. Zaten en derin bilgilerin içinde de bir parça mizah vardır, değil mi?

Sonuç: Gönül Birliği ve Hoşgörü

Bektaşîlik, her şeyden önce bir hoşgörü meselesidir. İnsanlar birbirini anlamaya çalışır, farklılıkları birer zenginlik olarak görürler. Klişelere, etiketlere ve sınırlarına aldırmazlar. Bektaşîler için en önemli şey, insanların gönüllerinin bir olmasıdır. Erkekler çözüm odaklı düşünürken, kadınlar daha çok empatik bir yaklaşım sergiler. Bu iki yaklaşım, Bektaşîlik'te birbirini tamamlar. Hem akıl hem de kalp, bu felsefede bir aradadır.

Güzel bir öğretiyle sonlandıralım: “Biri seni incittiğinde, gülümse, çünkü gülümsemek, onu en çok şaşırtacak olan cevaptır.” Bektaşîlik, her şeyin, her insana saygı duyularak hoşgörüyle karşılanması gerektiğini anlatır. Ve belki de hepimizin aradığı çözüm, çok basit bir şekilde “gönül almak”tır.
 
Üst